Alt
Yapı
Önceki
yazımızda Edirnespor açısından BAL 12. grup ilk devresini
değerlendirdiğimizde, bir okurumuz haklı olarak yazıda alt
yapıdan neden söz edilmediğini sormuştu. Alt yapı konusunu ayrı
bir yazıda tartışacağımızı söylemiştik. Edirnespor sportif
direktörü Cesur Pakarda yaptığı basın toplantısında alt yapı
konusunda samimi açıklamalarda bulundu. Konunun daha detaylı
konuşulmasını dileyerek biz de bazı eklemelerde bulunmak isteriz.
Aslında herkes hem Türk futbolunun hem de Edirne futbolunun
geleceğinin alt yapıda, yani futbol eğitiminde olduğunda hem
fikir. Önemli olan futbol eğitiminin nasıl en iyi şekilde
verileceğini tartışmak.
Alt
yapı deyince tüm futbolseverlerin aklına ilk Altınorduspor kulübü
geliyor. Cengiz Ünder, Çağlar Söyüncü gibi genç oyuncuları
Türk futboluna kazandıran kulübün web sitesine girdiğinizde bir
futbol kulübü web sitesinden çok bir üniversite web sitesini
gezdiğinizi hissediyorsunuz. Anahtar kelime eğitim. Doğru futbol
eğitimi vermeden futbolcu yetişmiyor. Yetişecekse de yaylada açan
çiçek gibi kendi kendine kazara yetişiyor.
Edirne
özeline gelirsek, son yıllarda Edirne alt yapılarında bir
hareketlenme var. Futbol okulu düzeyinde, 10-14 yaş aralığında
ağırlıklı olsa da, Altınordu, Altay ve Galatasaray gibi
kulüplerin Edirne’de şubeleştiklerini görüyoruz. Fenerbahçe
ise önemli bir spor tesisi yatırımına başlamış durumda. Semt
takımlarımız da eskisine göre hareketli. Daha ciddi çalışıp
alt yapı liglerine katılıp güzel işler yapıyorlar.
Pakarda’nın
Edirnespor’un geleceği açısından güzel bir ifadesi oldu.
Edirnespor alt yapıda çatı kulüp olmalı dedi. Doğrudur, çünkü
Edirne’nin en önemli futbol markası Edirnespor’dur. Marka
değeriyle, tarihiyle, hem arkasında önemli bir taraftar desteği,
hem de buna bağlı olarak belediye desteği var. Edirnespor’u
ağabey kulüp olarak da tanımlayabiliriz. Pakarda’nın dediği
gibi semt takımları fedakarlıkta bulunup gelecek vaad eden
oyuncularını Edirnespor’a vermelidir. Buna itirazımız yok.
Ancak,
ağabey kardeş ilişkisi sadece kardeşten almakla olmaz.
Tecrübesiyle, gücüyle kardeşinden önde olan ağabey kardeşini
desteklemezse sağlıklı bir ağabey – kardeş ilişkisi
kurulamaz. En azından semt takımları ya da futbol okullarıyla
iletişimde bulunulabilir, fikirleri, projeleri dinlenebilir,
Edirnespor için küçük, alt yapılar için büyük bazı imkanları
paylaşabilir.
Bunun
dışında, çatı kulüp olunacaksa Edirnespor alt yapısı şehrin
en iyi futbol eğitimini veren, şehrin en elit alt yapı kulübü
haline gelmeli ki semt takımında oynayan oyuncu, velisi ya da
antrenörü çocuğu gönül rahatlığıyla Edirnespor’a
yönlendirsin. Kimse çocuğunu sırf şehrin en köklü kulübü
olduğu için vasat eğitim verilen bir yere göndermez. Kulüplerden
fedakarlık istenebilir. Kulüpler de bu fedakarlığı yapar. Ancak
çok daha iyi futbol eğitimi vermek şartıyla. Bu şartları
oluşturursanız fedakarlık istemenize de gerek kalmaz, kulüpler
genç oyuncuları Edirnespor’a kazandırmak için bir birleriyle
yarışırlar.
Pakarda’nın
alt yapı ile ilgili adı gibi “Cesur” çıkışı önemli.
Tespitleri de doğru. Sadece çatı kulüp konusunda futbol okulları
ve semt takımları ile ilişkilerden sadece fedakarlık olarak söz
etmesi bizce eksik kalmış.
Alt
yapıdan A takıma oyuncu çıkarma konusundaki tespitleri de doğru.
Profesyonel ligi bırakın, BAL’e bile alt yapıdan ya da süper
amatörden oyuncu çıkarmak kolay değil. Yetenekli ama yeterince
antrenman yapmayan bir oyuncuyu yoğun bir tempoya sokarsanız vücudu
bu tempoya dayanamaz. Ortaokul öğrencisine lise eğitimi vermeden
üniversiteye sokmaya çalışmak gibi bir şey bu. Tıpkı akademik
eğitim gibi futbol eğitimi de hiç bir halkası atlanmaması
gereken bir zincirdir.
Futbol
eğitimi atomu parçalamak gibi zor bir iş değil. A takımlara akıl
almaz paraları saçmak yerine çağdaş, bilimsel, akılcı futbol
eğitimiyle gençlere yatırım yapılır mı? Çok emin değiliz.
Yetkili bir ağızdan alt yapı ile ilgili gerçekçi sözler duymak
umarız bir başlangıç olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder